(Osman
Turan, Türk Cihan Hakimiyeti Mefküresi Tarihi)
Flora Tristan, George Sand, Comtesse d'Agoult (Danid Stern) düşünce tarihinin
ilk kadınları değil. Eflatun'un talebesi lpathie sokak ortasında öldürülmüştü.
Mme de Stael Fransa ve Almanya'yı barıştıran kadın. "Almanya
Tarihi" ve Guillaume Schlegel'in fikirlerini Fransa'da yayan kadındır.
Fransız ihtilali hakkındaki kitabı. Babası, çöken Fransa'yı bir
müddet daha yaşatan Necker idi. Fakat bir aristokrattı o, bir kavga
kadını değildi. İsviçre'deki malikanesinde devrin bütün fikir
adamlarını toplamıştır. Dünya liberalizminin en hakiki
başlarından biri olan B. Constant'i sevmek bedbahtlığına
uğramıştır.
|
 |
G. Sand damarlarında hükümdar kani taşır. Dedesi
mareşal de Saxe bir tiyatro artisti ile sevişir. G. Sand'in annesi
doğar. Annesi de gayri meşru bir izdivaç yapar.Anneannesi onu yetiştirir.
Manastır. Bedbaht bir izdivaç. Pierre Leroux ile tanışır.
Onun arkadaşı ve talebesi olur. Leroux Fransa'da sefaletin matematik
bilançosunu yapmıştır. Kucağında yaşadığı toplumun
bütün tabularına itiraz eder ve bu itirazın sonuçlarını yiğitçe
kabul eder.
Comtesse d'Agoult da babası yaşında bir insanla evlenir. Teninin
ve gönlünün haklarını sonuna kadar savunur. Vigny ilk şiirlerini
onun salonunda okur. Utanmadan List'in metresi olur. Stirner "polisi, ceza kanunlarını biz
yaratıyoruz. Biz aşkı kıskananlar ve ahlakı saadete
engel olmak için kullananlar" der. Comtesse d'Agoult'ün üç kızı olur.
Cosima, Wagner'in karısı olur. Nietzsche de ona aşıktır.
Comtesse d'Agoult 1848 ihtilalini üç ciltte toplar. Takma adı Daniel Stern;
onu Balzac bile hırpalamıştır, Beatrix'de cemiyetin kanunlarına
karşı gelmek isteyen kadının nasıl küçümsendiğini,
kendisine pek yakışmayan bir moralist edası ile anlatır.
Tocqueville, Proudhon gibi, Balzac da 48'i sezer.
İnsan düşüncesinde mutlak bir ihtilal yapan Descartes bile kucağında
yaşadığı cemiyetin çocuğudur. "Benim dinim sütannemin
dinidir", der. Balzac sınıflar sosyolojisinin, sosyal psikolojinin
yaratıcısıdır. Buna rağmen kralcıdır ve Katolik
kilisesinin hayranıdır. Engels "Geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki
Zolalar'ın hepsinden büyük olan Balzac" der. Marx'in da sevdiği tek
romancı Balzac'dır. Bu garip bir contradiction(tezat) gelebilir. Balzac
Katolik ve kralcı bir dünyada doğmuştur. Onun tesirinden kurtaramaz
kendini. Fakat eserlerinde fikirlerinden tamamen soyunur ve tam bir müşahid
olarak karşımıza çıkar. Bir his adamı olarak aristokrasinin çöküşüne
gözyaşı döker. Burjuvazi pistir, ama iktidara geçecektir. 1848 onun
istirahata çekilmek üzere olduğu sırada patlar ve onu rahatsız
eder. O sırada Madame Hanska ile mektuplaşmaktadır. Balzac aslında
aristokrat değildir. Aristokrat olmadığı için aristokrat
olmak ister. (Homere de Balzac, bir hayranının tabiri ile). Anarşiye
düşmandır, sosyalizm veya komünizme değil. (Dante, Machiavelli,
Habbes gibi). İstikbalin komünizme gebe olduğunu gören adamdır.
Proletaryayı görür.
(Lejitimist Fransa'da ihtilale kadar Bourbonlar tahttadır. Napoleon'dan
sonra XVIII. Louis, kardeşi X. Charles ("İngiltere kralı gibi
hükümdar olmaktansa, oduncu olmayı tercih ederim" der) bir Bourbon'dur.
Louis-Philippe liberal burjuva hükümdarıdır ve Bourbonlar'ın küçük
soyu Orleanlar'dandır. Oysa tahta "droit d'ainesse'e" (büyük evlat hakkı)
göre kral geçmelıdır. İşte Lejitimist, Orleanci'nin zıddı,
Bourboncu demektir, meşrutiyetçi değil.)
Aslında hayat üzerinde yapılan bir otopsidir Balzac`ın romanları.
Bu itibarla onları hazırlamıştır.
Bazı mihver hadiseler vardır. 1789, 1848, 1871, Dreyfüs davası.
Bütün şahısların otopsisini temin eder bu cins olaylar. Bir nevi
Tournesol kağıdı. Fransa'yı Fransa yapan bütün insanlar 48'in
içinde.
Proudhon insanı düşünmeye mecbur eden bir nevi şeytan. Ona göre
ihtilal her gün olmaktadır. Geniş halk tabakaları hazırlanmadan,
yukardan yapılan ihtilal hiçbir hal yolu getirmez. Geniş halk tabakalarının
ihtilal yapabilmesi için, evvela terbiye edilmesi gerekir. Demokrasi demopedidir. "Bir
ihtilalcinin İtirafları"nda 48'i anlatır. Suffrage Universel'e
(geneloy) de karşıdır. Her nevi hükümetle savaşır. Hükümet
de Tanrı gibi bir şeydir. Oy sandığı bir panier aux
crapes (Yengeç sepeti)'dır. İçinden ne çıkacağı belli
olmaz. Kalabalık bütün müstebitlere buyrun demiş, bir kaz sürüsüdür.
Thiers, reactionnaire, küçük burjuvazinin yetiştirdiği kafalardan biri.
Mülkiyet hakkındaki kitabından dolayı, ona o devrin Machiavellisi
derler. İşçinin çocuğu çalışırsa küçük burjuva,
onun çocuğu da çalışırsa büyük burjuva olur. Kast rejimi
sona ermiştir. Mülkiyet mukaddestir, çünkü insanin hürriyetidir, çalışmanın
mükafatıdır, der.Proudhon mecliste mülkiyet gerçek bir adalet ile taksim
edilmelidir, der. Yoksa biz yapacağız, der. Siz kim derler? Giyotin
mi, anarşi mi? Cevap: Siz burjuvazisiniz, biz proletaryayız, der. Sosyal
savaştan bahseder.
|