ALİ BEY

 

Rejimlerin en güzeli insanı boğmayan. Hangi insanı? Düşüneni ve yaratanı. Rejimlerin en güzeli zekayı karanlığın tasallutundan koruyan ve beyni mahalle köpeklerine peşkeş çekmeyen. Sınıf kavgası yaşayan cemiyetlerin, büyüyen cemiyetlerin ayırıcı vasfı. Yükselen topluluk dövüşen topluluktur. Madde ile veya mazi ile. Sınıf savaşı yok bizde. İnsanın insanla savaşı var. Ayağa kalk üniversite! Katil sensin! Nefi'nin kanlı başını Bayram Paşa'ya sunan mürteci Osmanlı Müftüsü, cinayetini bir beytle çerçeveletecek kadar çelebi idi. Polis, kravatlı sadistlerin emrinde şuursuz bir harem ağası. Şuursuz ve dilsiz.

Asırlardan beri zulmetmek icin yaşayan mesuliyetsiz ve bedbaht bir sürü. Ama o işkence makinasını da harekete geçiren üniversite.

Bir Orhan Münir, týmarhane gardiyanı kadar psikiyatri bilen her izan sahibinin deliliğine yemin edeceği o perişan, o hasta dimağ hukuk felsefesi okutur. "Hukuk Başlangıcı" adlı kitabın hiçbir itirazla karşılaşmadan tedris edildiği fakülte mahalle mektebinden çok daha haysiyetsizdir. Toprak reformu, 142. madde... bunlar palavra.

Oraya giren büsbütün kopuyor toplumdan. Firavunlaşıyor. Sulhi Kuran-i Kerim'de suç unsuru arayacak kadar tefekküre düşman. Selçuk dişlerini idrakin boğazına geçirmek için pusuda. Yalan ve şer.

Kurtlarla beraber ulumak. Olur. Kurt güzel hayvan. Yırtacak, dişleyecek.

Bu uçsuz bucaksız domuz ahırını hangi Herakles temizliyecek? Biz kapımızın önünü süpürelim. İnsanı sümüklü böcekten ayıran yiğitlik. Yalnız karnını doyurmak, yalnız soyunu devam ettirmek için değil, gerçek insan daha güzel bir dünya yaratmak için, kendini aşmak için, gözyaşlarını dindirmek için yiğittir. Hürriyetler armut gibi kucağımıza düşmez. Türk işçisinden bahsetmiyorum. Ama orta sınıfın büyük vazifeleri var. Hürriyeti karış karış fethedecek olan o. Zira düşünen, düşünmesi gereken o. Karanlıkta yürüyemiyor. Ama kendi kendine çelme takan garip bir hayvan bu orta sınıf. Adnan Benk Picon'dan tercüme yaptı, tevkif edildi diyorlar. Üniversitenin verdigi bilirkişi raporu ile tevkif edildi. Üniversiteden diplomalı hakimlerin karşısına çıkarıldı. Adnan Benk'in yazdıklarını işçi anlar mı? Hayır. Aydın, aydının Adnan Benk'e ihtiyacı yok. Benk'in yazdıklarını bütün Türkiye okusa ne lazım gelir? Hatta okuması zaruret değil mi?

Ali Bey'e ya sen de tevkif edilirsen? diyorlarmış. Ne büyük şeref! Hayatının bir manası olur, insanlaşırsın. Bu zavallı ülkenin utanmadan yediğin parasına hak kazanırsın. Tevkif edilirsen... a birader insan doçent olmak için değil, tevkif edilmek için yaratılmış.

Yolumuzu kesen hep aynı rezil safsata. Başkaları niye yapmıyor? Ulan başkalarına göre de başkası sensin! Başkaları yapıyor. Namık Kemal tevkif edildi. Abdullah Cevdet tevkif edildi. Ekmek bekleyen çocuğun mu var?

Komünizm insanlığa ne getirdi veya ne getirebilir? Bilmiyorum. Amerika ile Rusya arasında büyük fark var mı? Aron yok diyor. Cemiyet sanayileştikçe sınıf tezatları keskinliğini kaybeder. Zaten dava rejim davası değil. Dava aydının pısırıklığı, köksüzlüğü bayalığı davası. Dünyanın üçte biri Marksist. Ve biz hala Marx'i okuyanları cüzzamlı gibi tecrit ederiz. Kim yapar, bunu? Aydın. Ne aydını? İktisat doçentidir, sekiz sayfa Marx okumamıştır hayatında. Hukuk doçentidir, hala Atatürk'ten başka dahi tanımaz ve kendi gölgesinden korkar. Cehaletin bu kadar saygı gördüğü başka ülke yok. İktisaden geri kalmış... hangi iktisaden?

Sual: bu kitabın yayılması faydalı mıdır? Cemiyet bu bilgilere muhtaç mı? Evet.

Sual: Bu kitap tarafınızdan mı bastırılacak? Hayır! Demek ki eğer mevcutsa tehlikelere göğüs geren başka bir insan daha var. Sadece mahkemeye çıkmak, mahkemde konuşmak, insan haklarını müdafaa etmek, fikrin haysiyeti uğruna çile çekmek, bu memlekette aydının kerhane orospusundan daha pespaye olmadığını ispat etmek için bu kitap bastırılır. Yoksa kokladığımız hava haramdır. İşte böyle Ali Bey!...