Ana Sayfa
Kimdir
Eserleri

Fildişi Kule

Albüm


Blog
Forum
İrtibat
Künye


Fildişi Kule


Düşüncenin Gökkuşağı

Önsöz
Mustafa Armağan
2001

 

SUNUŞ YERINE

Bu kitapla birlikte besincisi çıkan Türk Kültürüne Yön Verenler Dizisi'ni tasarlarken, ne yalan söyleyeyim, Cemil Meriç'i hazırlamak aklımdan geçmemişti. Gözüm, Ahmet Hamdi Tanpınar'daydı. Fakat bir yayın kurulu toplantısı bütün planlarımı alt üst etti. Kendisine "tabii olarak" Cemil Meriç'i hazırlamasını teklif ettiğim Sayın Ümit Meriç, teklifimi nazikçe reddetti ve çocukluğundan beri iliğine kemiğine işlemiş bulunan babasının yazılarından bir seçme yapmasının, şu iyi, bu değil diye ayırmasının mümkün olmadığını söyleyerek bir başka yazara, Tanpınar'a talip oldu. Bu haklı gerekçelere karşı çıkmak, düşünülemezdi elbette. Yerden göğe kadar haklıydı Ümit Hanım. Bunun üzerine bir tür "becayiş" yaptık: Ben Tanpınar'ı onun mahir ellerine teslim ettim, Ümit Hanim da, babası hakkında bir kitap hazırlama görevini fakire tevdi etti. Böylece 1982'nin başlarında, Cemil Meriç'in Göztepe'deki evinde başlayan dostluğumuz, bu defa babası hakkındaki bir çalışma ile yeni boyutlar kazandı.

Doğrusu Cemil Meriç'in yıllardır okuduğum kitaplarını bir de bu çalışma için yeniden okurken, ilginç tecrübeler de yaşamadım değil. Kitaplarında sözünü ettiği yazıların bir kısmını, yeri geldikçe, bulup okudum. Bu şekilde Belinski'yi, Herzen'i, Rodinson'u, Edward Said'i, İzzet Tanju'nun ikazıyla) Taha Hüseyin'i, hatta kendisinin bahsetmediği René Guénon'un Hindu Öğretileri'ni, Cevdet Paşa'yı, Tunuslu Hayreddin Paşa'yı, Namık Kemal'i... yeniden bu sayede tanıma fırsatı buldum. Böylece Cemil Meriç'in zengin bir tayf oluşturan ışıklı dünyasını yeniden keşfe çıktım.

Giriş'te belirttiğim gibi, Cemil Meriç'in fikri arka-planını keşfederken 'Hatay Gerceği'ni yakaladım. Bu arka-planın onun dünyasını nasıl inşa ettiğini farkettim. Bu "farklı" ve "aykırı" bakış sahibinin mesela, bizde "ilk tercüme roman" diye tekrarlanagelen Telemak tercümesinin, romanla alakası olmadığını ve bir nasihatname olduğunu, Yusuf Kamil Paşa'nın eseri Fransızca’dan değil, Mısırlı Tahtavi'nin Arapça tercümesinden çevirdiğini bir bulmacayı çözer gibi çözüşünü izledim soluk soluğa.

Tefekkür, düşünme genellikle soğuk, heyecansız bir eylem gibi algılanır. Oysa bir fikir adamının hakikat'e ulaşma çabasından daha heyecan verici pek az şey vardır dünyada. Balzac, Mutlak Peşinde'de bunu gayet güzel işler. Cemil Meriç, hakikatleri peşin olarak verilmiş kabul etmeyen, onları hep çözülmesi gereken bulmacalar kabul eden nadir insanlarımızdan biridir. Arayan bir kafanın, aynı zamanda arayan bir gönle nasıl inkılab ettiğini, bilginin irfana nasıl dönüşmekte olduğunu onun yazılarından takip edebiliriz. Şimdiye kadar "Kültür"le çok uğraştığını, artık eserinin "irfan" cildini yazmaya başladığını söylemekle kalmadı, bunu son yıllarda kaleme aldıklarıyla da ortaya koydu.

Bu büyük ve yorulmak bilmez arayıcı'nın eserlerinden yaptığım seçmelerin kabule karin ve bir işe yarayacaksa Cemil Hoca'nın ruhuna bir Fatiha göndermeye vesile olmasını temenni ediyorum.

Not: Parçaları seçerken yer yer imla uyumsuzlukları dikkatimi çekti. Bu yüzden zaman zaman bir imla birliği sağlamak istedimse de, ayrı bir çalışmanın konusu olacağından buna girmedim. Ancak bazı düzeltmeleri, köşeli parantezler ([]) içerisinde verdim. Son olarak şunu kaydetmek istiyorum: Artık epeyce gecikmiş bulunan Cemil Meriç'in "bütün eserleri" bir an önce tamamlanmalı ve ardından, yeniden ve standart bir edisyona tabi tutulmalı ve hatalar düzeltilerek gelecek nesillere mükemmel bir şekilde aktarılmasına gayret edilmelidir.

Fildişi kule, dâvâsız sanat meczuplarını barındıran miskinler tekkesi.
Fildişi Kule

Makaleler, Denemeler, Tenkidler

Röportajlar

Kitaplar

Tez Çalışmaları

Sitemize Üye Olun


Üye olmak istiyorum

Üyeliğimden ayrılmak istiyorum

Destek Siteler

Haber7

Antiemperyalizm

Fildişi Kule

Rabia

Berzah

 
  Copyright by Bu Ülkenin Çocukları | GOWEBCounter by INLINE . Ziyaretçimizsiniz | |