|
Arapsaçına dönmüş bir söyleşinin hikâyesi
20 Mayıs 2006 Cumartesi, Yeni
Şafak Gazetesi
Cemil Meriç'le gerçekleştirilen söyleşilerin
en önemlilerinden biri... farklı konularda... gayet uzun ve
ayrıntılarla dolu... üstelik vefatından 10 yıl önce... Meriç'in
o bilinen üslûbu: samimi ve içten, ne ki bazen ölçüyü aşacak
kadar hiddetli ve şiddetli...
Söyleşi tarihi: 11 Şubat 1977.
Söyleşinin katılımcıları: Safa Mürsel, Haluk
İmamoğlu, Cemal Uşşak, Halil Açıkgöz. (Rüşdü Onduk ise söyleşiyi
banda kaydeden isim.)
BİR
Söyleşinin ancak bazı kısımlarını yansıtan
notlar, ilk önce, katılımcılardan Halil Açıkgöz tarafından
neşredilmiş. ("Cemil Meriç'le Sohbetler", s. 100-106, İstanbul
1993; 2. bas. s. 105-112, İstanbul 2005)
Açıkgöz'ün notları, söyleşi sırasında alelacele
tutulmuş: eksik ve yetersiz; hatta yanıltıcı...
İKİ
Rüşdü Onduk'un bant kayıtlarının deşifresi
bütünüyle ve fakat bazı kayıt sorunlarıyla birlikte 2002 yılında
neşredilmiş. ("Cemil Meriç'le Söyleşi", Cogito, sy. 32, s.
291-313, Yaz 2002)
Cogito, bant kayıtlarını kimden almış? Bu kayıtları
kim deşifre etmiş? Bu soruların yazılı cevabı yok! Sadece
bazı tahminlerimiz var: Muhtemelen kaynak, Ümit Meriç hanımefendi.
Bu metin, aradan 1 yıl geçtikten sonra, 2003'de, iktibas edilmek
suretiyle aynen ve ikinci kez yayımlanmış. (Mehmet Tekin,
"Cemil Meriç ile Söyleşiler", 236-269, İstanbul, Mayıs 2003)
Not: Her iki nâşirin de ilk ve eksik metinden haberleri yok!
ÜÇ
Son neşirden bir yıl sonra, yani 2004'de,
bu metin, garip bir biçimde sadece baş tarafı, orijinal çözümler
(!) vasıtasıyla gözden geçirilerek üçüncü kez yayımlanmış.
(Mustafa Armağan-Sezai Coşkun, "Bulutları Delen Kartal: Cemil
Meriç ile Konuşmalar", s. 202-214, İstanbul, Temmuz 2004)
Bu nâşirlerin de bu sefer Cogito neşrinden
haberleri yok! Sadece Mehmet Tekin'in derlemesini görmüşler
ve onun da -nedendir bilinmez- sadece baş tarafını gözden
geçirip "Avrupanın Farîkası Kavgadır" başlığıyla yayımlamışlar.
Açıklama şöyle:
- Sözkonusu baskıda yer alan bazı deşifreler,
Ümit Meriç Hanım'dan edindiğimiz orijinal çözümler vasıtasıyla
yeniden gözden geçirildi ve düzeltilerek baskıya konuldu.
Meselâ Safa Mürsel'in milliyetçilikle ilgili röportajının
ilk sorusunda yer alan "cehaletime binaen" ifadesi, yanlış
deşifre sonucu bu şekilde yazılmıştır. Doğrusu "müsta'celiyetime
binaen" olacaktır. Bunun gibi örnekler, belirtildiği üzere,
tashih edilmek suretiyle yayına konuldu. (s. 16)
Ne diyelim, sağolsunlar, varolsunlar, memleket
irfanına hizmet etmişler.
DÖRT
Arkadaşlarımızın hizmetleri keşke bu
kadarla kalsa! Böylelikle söyleşinin yayın macerası da bitmiş
olurdu. Fakat bitmiyor.
İktibas metninin baş tarafını gözden geçirerek
neşreden bu arkadaşlarımız -bu nasıl bir gözden geçirmekse!-
derlemelerinde, "Marx ve Said Nursi" başlıklı başka bir metne
daha yer veriyorlar. Bu sefer konuşmacılar: "Haluk İmamoğlu,
Safa Mürsel".
Demek ki konuşma ekibinin bir kısmı, başka
bir söyleşi daha gerçekleştirmişler. Fakat bu söyleşinin tarihi
belirtilmemiş. Niçin acaba?
Bu soruya, metnin başındaki bir not sayesinde
cevap bulabiliyoruz:
- "İlk defa yayınlanan bu konuşmanın baş tarafı
bantta mevcut değildi." (s. 224)
Elde başka bant yoksa, derlemeciler ne yapsınlar,
eksik diye bu konuşmadan okuru mahrum etmek yakışık alır mı?
Şimdilik bu kadarla olsun yetinmeli.
Peki ama, bu metni nereden temin etmiş olabilirler?
Bu kuşkuyu da metnin sonundaki bir başka not sayesinde aydınlatabiliyoruz:
- "Ümit Meriç'ten alınan orijinal deşifreden
hazırlanmıştır." (s. 241)
Biz şimdi, bu derlemeyi yapan arkadaşlarımıza,
bu metnin baş tarafının bizzat kendi kitaplarında yer aldığını
söylesek, kendilerine yardımcı olmak bakımından da söyleşinin
11 Şubat 1977'de gerçekleştirilmiş olduğunu belirtsek, tereddüt
ettiklerini farkedince de kendimizi tutamayıp bu söyleşinin
biri eksik, ikisi tam olmak üzere daha önce 3 kez yayımlandığını
hatırlatsak, acaba ilk defa yayımladıkları bu metnin eksik
kısımlarını bulmayı becerebilirler mi?
Bu sorunun cevabını arayacak olanlara küçük
bir ipucu vereyim: Cemil Meriç'in Ocak 1966'da yazıp Şubat
1979'da geliştirdiği Kapitol'ün Kazları adlı bir yazısı var;
ipucu, işbu yazıda saklı.
|