
Bu eser Cemil Meriçin 1965den 1969a kadar Istanbul
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencileri
ile yaptığı derslerle, 1974 sonrası
verdiği bazı konferansların notlarından
oluşmaktadır.
Notları tutan (o zamanlar 20 yaşındaki)
kızı Ümit Meriçtir. Bu sebeple metine konuşma
üslûbunun hâkim olmasıyla birlikte, notlar konuşan
Cemil Hocanın söylediklerinin tamamını
içermemekte, ancak gürül gürül akan bir dereden genç
bir kızın destisine doldurabileceği
kadarını teşkil etmektedir...
Kitaptan
Örnekler
Avrupa Tarihindeki Büyük Kadınlar
(Osman Turan, Türk Cihan Hakimiyeti Mefküresi Tarihi)
Flora Tristan, George Sand, Comtesse d'Agoult (Danid Stern) düşünce
tarihinin ilk kadınları değil. Eflatun'un talebesi
lpathie sokak ortasında öldürülmüştü. Mme de Stael Fransa
ve Almanya'yı barıştıran kadın. "Almanya
Tarihi" ve Guillaume Schlegel'in fikirlerini Fransa'da yayan kadındır.
Fransız ihtilali hakkındaki kitabı. Babası,
çöken Fransa'yı bir müddet daha yaşatan Necker idi.
Fakat bir aristokrattı o, bir kavga kadını değildi.
İsviçre'deki malikanesinde devrin bütün fikir adamlarını
toplamıştır. Dünya liberalizminin en hakiki başlarından
biri olan B. Constant'i sevmek bedbahtlığına uğramıştır.
1848 neslinin en büyük kadını Flora Tristan. Kendini
geniş insan tabakalarının emrine verir. Tatmin
edilmemiş ruhunun bütün iştiyakıyla mahrumları
saadete kavuşturmak istemiştir. Orta tabakanın
kadını kurtarılması gereken ilk parya idi.
Baba Enfantin de böyle düşünüyordu. Kadının zincirlerini
kırmadıkça, bu kavgada kadını yanımıza
almadıkça başarıya ulaşmaya imkan yoktur.
G. Sand damarlarında hükümdar kani taşır. Dedesi
mareşal de Saxe bir tiyatro artisti ile sevişir. G.
Sand'in annesi doğar. Annesi de gayri meşru bir izdivaç
yapar.Anneannesi onu yetiştirir. Manastır. Bedbaht bir
izdivaç. Pierre Leroux ile tanışır. Onun arkadaşı
ve talebesi olur. Leroux Fransa'da sefaletin matematik bilançosunu
yapmıştır. Kucağında yaşadığı
toplumun bütün tabularına itiraz eder ve bu itirazın
sonuçlarını yiğitçe kabul eder.
Comtesse d'Agoult da babası yaşında bir insanla
evlenir. Teninin ve gönlünün haklarını sonuna kadar
savunur. Vigny ilk şiirlerini onun salonunda okur. Utanmadan
List'in metresi olur. Stirner "polisi, ceza kanunlarını
biz yaratıyoruz. Biz aşkı kıskananlar ve ahlakı
saadete engel olmak için kullananlar" der. Comtesse d'Agoult'ün
üç kızı olur. Cosima, Wagner'in karısı olur.
Nietzsche de ona aşıktır.
Comtesse d'Agoult 1848 ihtilalini üç ciltte toplar. Takma adı
Daniel Stern; onu Balzac bile hırpalamıştır,
Beatrix'de cemiyetin kanunlarına karşı gelmek isteyen
kadının nasıl küçümsendiğini, kendisine pek
yakışmayan bir moralist edası ile anlatır.
Tocqueville, Proudhon gibi, Balzac da 48'i sezer.
İnsan düşüncesinde mutlak bir ihtilal yapan Descartes
bile kucağında yaşadığı cemiyetin
çocuğudur. "Benim dinim sütannemin dinidir", der. Balzac
sınıflar sosyolojisinin, sosyal psikolojinin yaratıcısıdır.
Buna rağmen kralcıdır ve Katolik kilisesinin hayranıdır.
Engels "Geçmişteki, bugünkü ve gelecekteki Zolalar'ın
hepsinden büyük olan Balzac" der. Marx'in da sevdiği tek
romancı Balzac'dır. Bu garip bir contradiction(tezat)
gelebilir. Balzac Katolik ve kralcı bir dünyada doğmuştur.
Onun tesirinden kurtaramaz kendini. Fakat eserlerinde fikirlerinden
tamamen soyunur ve tam bir müşahid olarak karşımıza
çıkar. Bir his adamı olarak aristokrasinin çöküşüne
gözyaşı döker. Burjuvazi pistir, ama iktidara geçecektir.
1848 onun istirahata çekilmek üzere olduğu sırada patlar
ve onu rahatsız eder. O sırada Madame Hanska ile mektuplaşmaktadır.
Balzac aslında aristokrat değildir. Aristokrat olmadığı
için aristokrat olmak ister. (Homere de Balzac, bir hayranının
tabiri ile). Anarşiye düşmandır, sosyalizm veya
komünizme değil. (Dante, Machiavelli, Habbes gibi). İstikbalin
komünizme gebe olduğunu gören adamdır. Proletaryayı
görür.
(Lejitimist Fransa'da ihtilale kadar Bourbonlar tahttadır.
Napoleon'dan sonra XVIII. Louis, kardeşi X. Charles ("İngiltere
kralı gibi hükümdar olmaktansa, oduncu olmayı tercih
ederim" der) bir Bourbon'dur. Louis-Philippe liberal burjuva hükümdarıdır
ve Bourbonlar'ın küçük soyu Orleanlar'dandır. Oysa tahta
"droit d'ainesse'e" (büyük evlat hakkı) göre kral geçmelıdır.
İşte Lejitimist, Orleanci'nin zıddı, Bourboncu
demektir, meşrutiyetçi değil.)
Aslında hayat üzerinde yapılan bir otopsidir Balzac`ın
romanları. Bu itibarla onları hazırlamıştır.
Bazı mihver hadiseler vardır. 1789, 1848, 1871, Dreyfüs
davası. Bütün şahısların otopsisini temin
eder bu cins olaylar. Bir nevi Tournesol kağıdı.
Fransa'yı Fransa yapan bütün insanlar 48'in içinde.
Proudhon insanı düşünmeye mecbur eden bir nevi şeytan.
Ona göre ihtilal her gün olmaktadır. Geniş halk tabakaları
hazırlanmadan, yukardan yapılan ihtilal hiçbir hal yolu
getirmez. Geniş halk tabakalarının ihtilal yapabilmesi
için, evvela terbiye edilmesi gerekir. Demokrasi demopedidir.
"Bir ihtilalcinin İtirafları"nda 48'i anlatır.
Suffrage Universel'e (geneloy) de karşıdır. Her
nevi hükümetle savaşır. Hükümet de Tanrı gibi bir
şeydir. Oy sandığı bir panier aux crapes (Yengeç
sepeti)'dır. İçinden ne çıkacağı belli
olmaz. Kalabalık bütün müstebitlere buyrun demiş, bir
kaz sürüsüdür.
Thiers, reactionnaire, küçük burjuvazinin yetiştirdiği
kafalardan biri. Mülkiyet hakkındaki kitabından dolayı,
ona o devrin Machiavellisi derler. İşçinin çocuğu
çalışırsa küçük burjuva, onun çocuğu da çalışırsa
büyük burjuva olur. Kast rejimi sona ermiştir. Mülkiyet mukaddestir,
çünkü insanin hürriyetidir, çalışmanın mükafatıdır,
der.Proudhon mecliste mülkiyet gerçek bir adalet ile taksim edilmelidir,
der. Yoksa biz yapacağız, der. Siz kim derler? Giyotin
mi, anarşi mi? Cevap: Siz burjuvazisiniz, biz proletaryayız,
der. Sosyal savaştan bahseder.