"Jurnal
dikte ettirilemiyor. Çünkü kendi kontrolümüzden geçirmeden, ilk
apresiyasyonları yapmadan, başka bir tabirle günlerin
nasıl kelimeleştiğini görmeden onları başka
bir kulağa tevdi ediyoruz. Ne çıkacağını
bilemiyoruz ki... Belki hasadın zavallılığından
utanıyoruz. İster istemez bir ayıklamaya, bazen
çok zararlı bir ayıklamaya gidiyor insan. Çıplak
görünmek korkusu.Çıplak görünmek bir koketri olabilir. İnsan
mutlaka hemcinsinin veya istikbalinin huzuruna smokinle çıkmak
zorunda değildir. "(C. Meriç, Jurnal 1).
Jurnal'de C. Meriç, bir taraftan aynada kendi suretini temasa
ederken, diğer taraftan hadiselerin aksini kendine has veciz
üslup ve yorumuyla melodileştiriyor ve bizim kulaklarımıza
tevdi ediyor. Meriç`le samimi bir sohbet yapmak isteyenler Jurnal
1 ve 2`yi okumalılar...
Kitaplardan
Örnekler
ALİ BEY
Rejimlerin en güzeli insanı boğmayan. Hangi insanı?
Düşüneni ve yaratanı. Rejimlerin en güzeli zekayı
karanlığın tasallutundan koruyan ve beyni mahalle
köpeklerine peşkeş çekmeyen. Sınıf kavgası
yaşayan cemiyetlerin, büyüyen cemiyetlerin ayırıcı
vasfı. Yükselen topluluk dövüşen topluluktur. Madde
ile veya mazi ile. Sınıf savaşı yok bizde.
İnsanın insanla savaşı var. Ayağa kalk
üniversite! Katil sensin! Nefi'nin kanlı başını
Bayram Paşa'ya sunan mürteci Osmanlı Müftüsü, cinayetini
bir beytle çerçeveletecek kadar çelebi idi. Polis, kravatlı
sadistlerin emrinde şuursuz bir harem ağası. Şuursuz
ve dilsiz.
Asırlardan beri zulmetmek icin yaşayan mesuliyetsiz
ve bedbaht bir sürü. Ama o işkence makinasını da
harekete geçiren üniversite.
Bir Orhan Münir, timarhane gardiyanı kadar psikiyatri
bilen her izan sahibinin deliliğine yemin edeceği o
perişan, o hasta dimağ hukuk felsefesi okutur. "Hukuk
Başlangıcı" adlı kitabın hiçbir itirazla
karşılaşmadan tedris edildiği fakülte mahalle
mektebinden çok daha haysiyetsizdir. Toprak reformu, 142. madde...
bunlar palavra.
Oraya giren büsbütün kopuyor toplumdan. Firavunlaşıyor.
Sulhi Kuran-i Kerim'de suç unsuru arayacak kadar tefekküre düşman.
Selçuk dişlerini idrakin boğazına geçirmek için
pusuda. Yalan ve şer.
Kurtlarla beraber ulumak. Olur. Kurt güzel hayvan. Yırtacak,
dişleyecek.
Bu uçsuz bucaksız domuz ahırını hangi Herakles
temizliyecek? Biz kapımızın önünü süpürelim. İnsanı
sümüklü böcekten ayıran yiğitlik. Yalnız karnını
doyurmak, yalnız soyunu devam ettirmek için değil, gerçek
insan daha güzel bir dünya yaratmak için, kendini aşmak için,
gözyaşlarını dindirmek için yiğittir. Hürriyetler
armut gibi kucağımıza düşmez. Türk işçisinden
bahsetmiyorum. Ama orta sınıfın büyük vazifeleri
var. Hürriyeti karış karış fethedecek olan
o. Zira düşünen, düşünmesi gereken o. Karanlıkta
yürüyemiyor. Ama kendi kendine çelme takan garip bir hayvan bu
orta sınıf. Adnan Benk Picon'dan tercüme yaptı,
tevkif edildi diyorlar. Üniversitenin verdigi bilirkişi raporu
ile tevkif edildi. Üniversiteden diplomalı hakimlerin karşısına
çıkarıldı. Adnan Benk'in yazdıklarını
işçi anlar mı? Hayır. Aydın, aydının
Adnan Benk'e ihtiyacı yok. Benk'in yazdıklarını
bütün Türkiye okusa ne lazım gelir? Hatta okuması zaruret
değil mi?
Ali Bey'e ya sen de tevkif edilirsen? diyorlarmış. Ne
büyük şeref! Hayatının bir manası olur, insanlaşırsın.
Bu zavallı ülkenin utanmadan yediğin parasına hak
kazanırsın. Tevkif edilirsen... a birader insan doçent
olmak için değil, tevkif edilmek için yaratılmış.
Yolumuzu kesen hep aynı rezil safsata. Başkaları
niye yapmıyor? Ulan başkalarına göre de başkası
sensin! Başkaları yapıyor. Namık Kemal tevkif
edildi. Abdullah Cevdet tevkif edildi. Ekmek bekleyen çocuğun
mu var?
Komünizm insanlığa ne getirdi veya ne getirebilir? Bilmiyorum.
Amerika ile Rusya arasında büyük fark var mı? Aron yok
diyor. Cemiyet sanayileştikçe sınıf tezatları
keskinliğini kaybeder. Zaten dava rejim davası değil.
Dava aydının pısırıklığı,
köksüzlüğü bayalığı davası. Dünyanın
üçte biri Marksist. Ve biz hala Marx'i okuyanları cüzzamlı
gibi tecrit ederiz. Kim yapar, bunu? Aydın. Ne aydını?
İktisat doçentidir, sekiz sayfa Marx okumamıştır
hayatında. Hukuk doçentidir, hala Atatürk'ten başka
dahi tanımaz ve kendi gölgesinden korkar. Cehaletin bu kadar
saygı gördüğü başka ülke yok. İktisaden geri
kalmış... hangi iktisaden?
Sual: bu kitabın yayılması faydalı mıdır?
Cemiyet bu bilgilere muhtaç mı? Evet.
Sual: Bu kitap tarafınızdan mı bastırılacak?
Hayır! Demek ki eğer mevcutsa tehlikelere göğüs
geren başka bir insan daha var. Sadece mahkemeye çıkmak,
mahkemde konuşmak, insan haklarını müdafaa etmek,
fikrin haysiyeti uğruna çile çekmek, bu memlekette aydının
kerhane orospusundan daha pespaye olmadığını
ispat etmek için bu kitap bastırılır. Yoksa kokladığımız
hava haramdır. İşte böyle Ali Bey!...
Cemil Meriç (07.02.1964)