"48 yılımı gömdüm bu sayfalara.
Ben bu sayfalarım, heyecanlarımla, rüyalarımla,
vehimlerimle ben! Bir kitaba bir kıtayı
sığdırmak. Neden olmasın, bir
damla suda bütün deniz yok mu? Hint bir kitabın
ilk cümlesi, onu sizler için yazdım, okursanız
birkaç cümle daha yazarım, okursanız, yani
severseniz"(Cemil Meriç, Jurnal 1).
Sırtını Olemp`e dayamış, gözlerini
Himalaya`nın karlı zirvelerine dikmiştir Cemil
Meriç. Bu kitapta Meriç, okurlarına ak saçlı rişilerin
ilahileri eşliğinde pencap vadilerinde at koşturtuyor.
Kah ölümsüzlerin altın saraylarında geziniyor, kah cehennemin
derinliklerine iniyorsunuz...
Bir Dünyanın Eşiğinde
Kitabından Örnekler
Hint Kutsal Kitaplarında
Kadın
"Hanımın
hanımsa neyin eksik, değilse neyin eksik değil"
Dokumacı
Tiruvalluar
ERKEKLE KADIN
Başlangıçta kainat Atman'dı. İnsana benziyordu
Atman. Etrafına bakındı, kendinden başka bir
şey göremedi. Söylediği ilk söz şu oldu: Yalnız
Ben varım. Böylece "Ben" kelimesi doğdu. Bunun
içindir ki birine "kim o?" diye seslendiğimiz zaman
"Ben'im" der, sonra adını söyler. Atman korktu,
yalnız kalınca korkmamız bundandır. Atman:
"madem ki yalnız Ben varım, kimden, neden korkacağım?"
diye düşündü. Öyle ya! niçin korkacaktı. Ama keyifli
değildi Atman. Bunun içindir ki yalnızlıktan hoşlanmayız.
Atman ikileşmek istedi.. Hem kadındı, hem erkek.
İkiye
bölündü. İlk karı-koca çıktı meydana. Kendimizi
yarım hissetmemiz, erkeğin kadına, kadının
erkeğe ihtiyaç duyması bundandır. Erkek Atman'la
dişi Atman'ın birleşmesinden biz insanlar dünyaya
geldik. Sonra bin bir kalıba girdi Atman:
hayvan oldu, 'bitki oldu. Agni de ondan fışkırdı,
Soma da...
Brahmanlar
--------------------------------------------------------------------------------
LEYLASI OLMAYAN
EDEBİYAT
"Tanrı
bir de baktı ki bütün harcı tükenmiş, kadını
nasıl yaratsın... Ayın yuvarlaklığını,
sarmaşığın kıvrılışını,
asma filizlerinin yapışkanlığını,
çimenlerin titreyişini, sazların
bükülüşünü, çiçeklerin kadifesini, yaprakların hafifliğini,
fil hortumunun zarif biçimini, ceylanın bakışını,
peteğin hendesesini, gün ışığının
neşesini, bulutların gözyaşlarını, rüzgarın
kaprisini, tavşanın ürkekliğini, tavusun kibrini,
papağanın göğsündeki yumuşaklığı,
elmasın sertliğini, balın tatlılığını,
kaplanın zalimliğini, ateşin yakıcılığını,
karın serinliğini, ala karganın gevezeliğini,
kumrunun ötüşünü, turnanın riyakarlığını,
Sakravaka'nın sadakatini bir araya getirerek kadını
yaratmış ve onu erkeğe sunmuş"
--------------------------------------------------------------------------------
KADIN
Kolay söylenmeli bir kadının adı, anlaşılır
olmalı, tatlı olmalı uzun hecelerle bitmeli bu
ad ve bir duaya benzemeli. Çocuk doğurmak, çocuk yetiştirmek,
ev islerine bakmak..
İste kadının vazifeleri. Kendi başına
buyruk olmamalı kadın: küçükken babasının
sözünden çıkmamalı, evlenince kocasının. Dul
kalınca oğluna itaat etmeli. Hep güler yüzlü olmalı
kadın. Evini akıllıca idare etmeli. Hem çok az
para harcamalı, hem kocasını rahat ettirebilmeli.
Erkek bu, ayağı sürçebilir, başkalarına kaptırabilir
gönlünü.
kadın anlayışlı olmalı. kocasının
hiçbir meziyeti olmasa bile, Tanrılar gibi saymalı onu.
Manu